Geçtiğimiz son iki haftalık süre zarfında Odamız merkezine gelen telefonlarda en çok sorulan soru, Türkiye Optik ve Optometrik Meslekler Derneği’ne aidat borcunun bulunduğundan bahisle meslektaşlarımızın telefonlarına gelen mesajlar hakkında olup Odamıza ulaşan meslektaşlarımızda bahse konu dernek ile Odamızın bir ilgi ve alaka içinde bulunduğu yönündeki yanılgıların gözlemlenmesi sebebiyle işbu yazı yayımlanarak kamuoyunun bilgilendirilmesi amaçlanmaktadır.

 

Değerli meslektaşlarımızın telefonlarına gelen SMS ’lerde, muhasebe kayıtlarının incelendiği ve neticeten Türkiye Optik ve Optometrik Meslekler Derneği’ne aidat borçlarının bulunduğu yönünde bir bildirime yer verilmiş, anılan mesajların alınmasından itibaren on gün içinde SMS ’de belirtilen hesaba borcun ödenmesi talep edilmiş, aksi takdirde yasal işlemlerin başlatılacağı da ihtar edilmiştir. Mesajın sonunda ise irtibat için Ramazan ÖZMUTLU ’nun telefon numarası verilmiş, mesajı da dernek vekili olduğu iddia olunan bir avukatın göndermiş olduğu dikkatleri celbetmiştir.

 

Anılan derneğin yöneticileri, Odamızın kurucu yönetim kurulu üyeleri olan, 22-23 Ağustos 2020’de yapılan I. Bölge İstanbul Optisyen Gözlükçüler Odası Olağan Genel Kurulu’nda icra edilen seçimlere, ibra edilmemiş olmalarına rağmen “yeşil liste” ile katılıp da seçimleri ve dolayısıyla yönetimi kaybederek Oda yönetim görevini mevcut yönetimimize devreden kişilerdir.

 

Odamızın mevcut yönetimimizce üstlenilen yönetim organının ve genel olarak oda tüzel kişiliğinin mezkûr dernek ile hiçbir ilgi veya iltisakı bulunmamaktadır. Dolayısı ile meslektaşlarımızın telefonlarına gelen SMS ’ler ile de Odamızın ve mevcut yöneticilerinin hiçbir alakası veya bağlantısı bulunmamaktadır.

 

Tüm bu açıklamaların ardından, meslektaşlarımızın mağdur olmamalarının Odamızın yegâne maksadı olması sebebiyle birtakım açıklamalarda bulunmakta fayda mülahaza edilmektedir:

 

Aidat borcunun bulunduğundan bahisle adına SMS’ler gönderilen Türkiye Optik ve Optometrik Meslekler Derneği’nin tüzüğü incelendiğinde, Tüzük’ün m.4/E/a-4 hükmü, aidat borcunu ödemeyen üyelerin adresine bildirim yapılacağını ve en geç bir ay içinde ödeme yapmaya çağırılacağını düzenlemektedir.

 

Oysaki somut olayda meslektaşlarımızın adresine herhangi bir bildirim ulaşmamış, yalnızca, kaynağı teyit edilemeyen, gerçekten dernek borcuna müstenit olup olmadığı tespit edilemeyen, göndereninin dernek vekili olduğunu tevsik eden hiçbir belgeyi sunmayan, miktarı dahi bahis konusu edilmemiş bir borçtan bahseden bir SMS ile meslektaşlarımız ifaya davet edilmiştir. Bir an için bu SMS ’lerin gerçekten de sözü geçen derneğin yetkililerince gönderildiği, mesajları gönderen avukatın dernek vekili olduğu kabul edilse dahi aidat borçlarının tahsili için dernek tüzüğünde öngörülen usule uyulmadığı açıkça görülmektedir.

 

Anılan derneğe hiç üye olmamış meslektaşlarımıza dahi söz konusu SMS’lerin gittiği de göz önünde bulundurulduğunda, son günlerde iyice arttığı medya çıkan haberlerle de görülüp bilinmekte olan dolandırıcılık vakıalarının karşısında meslektaşlarımızın gelen SMS’leri borçlu durumda olduklarından değil de bir dolandırıcılık girişimi olarak yorumlamalarında haklılık payı bulunduğu düşünülmektedir.

 

Bu sebeple, temkinli olmak adına, bilhassa yukarıda anılan tüzük maddesinin de işaret ettiği üzere, söz konusu derneğe üye olan meslektaşlarımızın, kendilerine gönderilen mezkûr mesajlar üzerine değil, tüzük maddesi uyarınca, adreslerine yapılacak bildirim ile DERNEKLE irtibata geçmelerinde fayda görülmektedir.

 

Bu noktada önemle belirtmek isteriz ki; anılan mesajları alan meslektaşlarımız, derneğin telefon numarası olduğunu düşündükleri numarayı aradıklarında Odamıza ulaşmaktadır. Bu durum ise, Odamızın kurucu yönetim kurulunun, Oda kurulmaktan evvel de bahse konu derneğin yönetiminde bulunmaları ve Oda merkezi olarak hâlihazırda kurulu bulunan derneğin merkezini ve dolayısıyla derneğin telefonunu kullanmış olmalarından kaynaklanmaktadır. 22-23 Ağustos’ta yapılan seçimler ile kurucu yönetimin yönetimi kaybetmesi ve mevcut yönetimin başa gelmesi ile de Oda Yönetimi ile dernek yönetimi arasındaki son bağlantı da ortadan kalkmıştır.

 

Usulüne uygun ihbarların faiz ve gecikmelerden doğan zararların tespitinde önem arz ettiği hukukun temel ilkelerindendir. Bu sebeple meslektaşlarımızın borçlu oldukları gerekçesi ile muhatap oldukları işbu süreçte faiz, gecikme tazminatı gibi hususlarda da dikkatli olmaları tavsiye olunur.

 

Bir başka konu olarak da şu hususta bilgi vermenin gerekli olduğuna inanılmaktadır: Odamıza ulaşan ve içinde bulunduğu durumu anlatan bazı meslektaşlarımız, 7-8 senelik aidat borcu bulunduğundan bahisle kendilerinden ödeme talep edildiğini bildirmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 147. Maddesi, aidat alacaklarının 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğu hükmünü amirdir. Dolayısı ile 5 yıllık zamanaşımını aşan borçlarda ödeme taleplerinin yerine getirilmesi gibi bir zorunluluk bulunmamaktadır.

 

Neticeten; Odamız ile hiçbir ilgi ve bağlantısı bulunmayan Türkiye Optik ve Optometrik Meslekler Derneği’ne borçlarının bulunduğundan bahisle telefonlarına mesajlar gönderilen meslektaşlarımızın, öncelikle dolandırıcılık ihtimaline karşı tedbirli davranarak dernek tüzüğünde öngörülen, adreslerine gönderilecek yazılı ihbarı beklemeleri, bu ihbar akabinde doğrudan dernek ile irtibata geçmeleri, kendilerinden ödenmesi talep olunan miktarlar ve fer’ilerine karşı zamanaşımı hususunda dikkatli davranmaları, kendilerine gönderilecek her neviden tebligatta belirtilecek itiraz haklarının da bilincinde olmaları hususunda bilgilerine arz olunur.

Ekleme Tarihi : 03.10.2020 Görüntülenme Sayısı : 10172

SOSYAL MEDYA

BÜLTENE ABONE OL

Basında Biz